Galatasaray
Giriş Tarihi : 09-02-2021 17:49   Güncelleme : 09-02-2021 17:49

Mustafa Cengiz: Ali Koç sinkaflı küfür etti

Galatasaray Başkanı Mustafa Cengiz, futbol takımımıza yeni katılan transferler için düzenlenen imza töreninin ardından basın mensuplarından gelen sorulara yanıt verdi.

Mustafa Cengiz: Ali Koç sinkaflı küfür etti

Sınırlar çerçevesinde transfer yaptıklarını ifade eden Başkan, "Sadece biz değil. Türkiye Ligi'nde tüm branşlarda mücadele eden herkes 24 saat mevcut durumu en iyi hale getirmek için çalışır. Bu sadece Galatasaray'a özgü bir şey değil. Bazen ben de okuyorum. Manavdan alır gibi. Onu al, bunu sat. Buna fazla verdin. Her istediğinizi satıp alamazsınız. İhtiyaçlar sınırsızdır. Kaynaklar kıttır. İktisat ilmi de bunun için doğmuştur. Ben her istediğimi alırsam diğer takımlara veya insanlara hiçbir şey kalmaz. Bir anlamda bunun için cennet vardı. Cennette kaynaklar sınırsızdır. İhtiyaçları tümüyle karşılaşabilir. Bizim öyle bir durumumuz yok. Tabii ki çok istiyoruz. Her saat. Futbolda istediğiniz gibi transfer yapamazsınız. UEFA'nın ve FIFA'nın kuralları var, sınırlamalarınız var. Bu sınırlar sadece UEFA, FIFA ve TFF ile sınırlı değil, bağımsız denetim kuruluşları da sizi denetliyor. Yok öyle bir dünya. İnşallah Messi, Ronaldo ve Lewandowski'nin bir arada oynadığı bir takımımız da olur. Futbolcu arkadaşlarımız da mutlu olur onlarla oynamaktan. Kadromuzda, aktifimizdeki tüm futbolcular çok değerlidir. Yeter ki sahada dürüstçe, mertçe, açıklıkla ve şeffaflıkla mücadele edilsin. Bu kelimenin altı çizilsin. Öyle laf ile şeffaflık olmaz. Biz geçmiş yönetimlerimiz de biz de şeffaflığa sonuna kadar riayet ediyoruz .Cevaplayamadığımız hiçbir sorumuz yok. Hepsini cevaplıyoruz. Hepsini zaten açıklıyoruz." diye konuştu.

Yakın zaman önce kaybettiğimiz altyapının efsane antrenörlerinden Ahmet Keskinkılıç’ı anan Başkan, “Ahmet Keskinkılıç hocamız vefat etti. Bütün ailesine, sevenlerine ve Galatasaray camiasına başsağlığı diliyorum. Unutulmaz bir insandı. Allah rahmet eylesin. İkinci olarak; ben Antepliyim. Bununla da övünç duyarım. Ben Giresunlu da olsam Rizeli de olsam bununla da övünç duyarım. Ülkemden, Türklüğümden, Türkiye'de olmaktan onur duyuyorum. Antepli olmaktan da Galatasaraylı olmak gibi ayrıca gurur duyarım.  Antep'in yüzüncü yılı kutlandı. Törene Covid-19 pandemisi sebebiyle katılamadım. Millî Mücadele'nin ateşini yakan, Atamızın nüfusuna kayıtlı olduğu Gaziantepli hemşerilerime... Bizim atalarımız da çarpıştı çeteler halinde. Taş üstünde taş kalmadı. Tek başlarına mücadele ettiler. Benim göbek adım da Gaziantep'teki savaştan ötürü birçokları gibi Şahin'dir. Buradan bütün hemşerilerime, bütün atalarımıza, şehitlerimize rahmet diliyorum.” diye konuştu.

Fenerbahçe’nin derbi sonrasında özellikle maçın hakemi özelinde yaptığı serzenişlere yanıt veren Başkan, “Şaşırdım. Sevgili Neşet Ertaş'ın, Bozkırın Tezenesi'nin dediği gibi yazımızı kışa çevirmeye çalıştılar. Er meydanında çıkıp mağlup olmak da bir onurdur. Önemli olan oraya çıkmak. Mağlubiyeti kabul etmek de onurlu bir davranıştır. 21 yıl biz o sahada galip gelemedik. VAR geldiğinden beri mağlup olmuyoruz. VAR yokken siz hile yapıyordunuz, ofsaytlarınız verilmiyordu, o yüzden bizi yendiniz demek istemiyorum. Helal olsun. Bize 21 yıl mağlup olmadılar. Bizi yenen takım yücelir. Bize yenildiği için bu kadar algı değiştirmeye çalışmak yine bizi yüceltir. Bu, bizim ne kadar değerli bir rakip olduğumuzu gösterir. Fenerbahçe camiası benim kardeşimdir. Daha önce bin kere dedim. Annemdir, babamdır, dayımdır, yakın arkadaşımdır. Asla camialara laf söylemem; ama yönetimlerinin bu tavırlarını ben hoş karşılamadım. Hakem golümüzü vermedi diye maça etki etti deniyor. Velev ki golünüzü verdi. Skor 1-1 olacaktı. Daha maçın kaçıncı dakikası? Sen penaltımızı vermedin, rakibe kırmızı kartı vermedin sayın hakem. Sonra bir tane daha kırmızı kartı ve penaltıyı vermedi. Onları verse ne olacaktı? Soruyorum. Madem ki hakem etkiledi, sonuca etki etti. Hakemin etki ettiği bizim aleyhimize 4 tane pozisyon var. Bizim bir oyuncumuza sarı kart vermeliydi, vermedi. Bu karar sonuca etki etmedi bence. Ofsayt, ofsayt çizgisinden verilir. Allah aşkına! O ofsaytı vermeseydi asıl yer yerinden oynamalıydı. Biz buna rağmen bozmadık. Bugüne kadar sahamızda bizi yendiklerinde tek bir olay çıkmadı. Yendiler ve gittiler. İki branştaki voleybol maçlarında bizi sahamızda yendiler. Kayıtlara bakın. Sevgili Başkanları geliyor benim yanımda alkışlıyor. Tek laf eden oldu mu? Fenerbahçe yönetiminde de Türkiye'nin yetiştirdiği önemli insanlar var. Fenerbahçe'nin aleyhine konuşmam. Hicap duyarım ve utanırım” yorumunu yaptı.

Ülker Stadyumu’na girişinde yaşananlarla ilgili açıklama yapan Başkan Mustafa Cengiz, “Stada girerken hep beraber gittik. Stat girişinde bizi durdurup üstümüzü arama, dur giremezsin şeklinde bir uygulama olmadı. Sadece oradaki görevli şöyle bir acemilik yaptı. Efendim listeye bakayım dedi. Sertçe ne listesi dedim. 29 kişiyiz. Tek tek herkesin girmesini bekledim. Her zaman bunu yaparım. Sadece Fenerbahçe'ye özel değil. Kayseri'ye gittiğimde de bunu yaparım. Herkesin girmesi için, olay çıkmaması için tek tek beklerim. Herkes girdi. Ben de asansöre yürüdüm; ama çok kırıldım. Girdiğimde kıyamet kopardım. Sol tarafta bir bölüm, çoluk çocuk, kız, bayan, ellerinde rakip takımın bayraklarıyla maça giriyorlardı... Saygı duyarım o bayrağa. Bu ne yahu dedim. Biz dedikodular duyduk ve birkaç gün önce yazı yazdık. Sözlü de söyledik. Sağlık çalışanı altında stadyuma seyirci sokulacakmış. Bunu yapmayın. Yapacaksanız, iki takıma da eşit yapın dedik. Sözlü dedik. Yetmedi yazı yazdık ve valiliğe de bilgi verdik. Bir baktım ki stadyum ana baba günü. Kapıda onlarca araba var ve yüzlerce insan bekliyor. Maça yarım saat vardı. Bu arkadaşlar sağlık çalışanı mı diye sordum. Çünkü hiçbiri sağlık çalışanına benzemiyordu. Sağlık çalışanları Covid-19 ile mücadelenin kahramanları. Hangi takımı tutarlarsa tutsunlar, başımın tacı. Burada demagoji yapmıyorum. Sağlık çalışanları da emniyet güçleri de Covid-19 mücadelesinin iki kahramanı. Bin kişi girsin aldırmam; ama eşit girsin. Tezahürat yaptılar. Çok ağır tezahürat yaptılar. Bunu gördük, duyduk. Sayın Teknik Direktörümüz Fatih Terim'e ismen ve Galatasaray'a ağır küfürler olduğunu duyduk. Bu noktada sayın bakanımızı aradım. Sağ olsun hemen cevap verdi ve şaşırdı. Sayın bakanımızın burada hiçbir dahli yok. Görevlilere talimat verdi. Akabinde Spor Hizmetleri Genel Müdürü Mehmet Baykan beni aradı. 20 Fenerbahçe, 20 Galatasaray, 20 de TFF için taraftar izni vermiştik dedi. Hiç problem değil, gelebilir dedim. Sayın vekillerimiz, onların tanıdıkları, emniyet görevlilerinden gelenler olabilir. Bunlara asla bakmayız. Ancak rakip takımla bizim eşit olmamız gerekir. 30 olsun dediler. Tamam dedik ama bizim 10 kişimiz gitti. Çünkü Yusuf (Günay) Bey'i arayıp 20 kişi demişler. Biz 10 kişiyi göndermiştik, geri dönün dedik. Bu yüzden 29 kişi girebildik. Onun için görevliye gel say dedim; ama benim tarafımda say. İçeriye almama gibi bir şey yapamazlar. Üstümü kimse arayamaz. Ben devlete karşı geldiğimden değil. Oradaki görevli kim ki benim üstümü arıyor. Orada bizi beklettiler. Tek tek 29 kişiyi saydılar. Bu 29 kişiden de rahatsız oldular. Maç bitti. Allah'a şükür yendik. Takımımız sanal olarak tribünlere gitti alkışladı. Kadın ve erkek voleybolda biz kendi sahamızda yenildik. Kendileri dakikalarca alkışladılar. Biz müsaade ettik. Yenilgiye katılmak da bir karakter gerektirir. Yıldırım Bayezid yenilgi sonrası nasıl zehir içip o acıya dayanamadığını biliyoruz. İnebahtı ve diğer yenilgilerimizden hep dersler çıkararak muzaffer kaldık. 1. Dünya Savaşı'nda da yenilgiyi kabul ettik. Öyle bir milletten geldiğimiz için bunları anlattım” ifadelerini kullandı.

Fenerbahçe Başkanı Ali Koç’un maçlarda bambaşka bir hale büründüğünü ifade eden Başkan Mustafa Cengiz, “Ali Bey geldi, başkanım ayıp bu yapılanlar dedi. Ben iyi görmedim durumunu. Ali Bey benim antipati duyduğum bir insan değildir. Çok köklü ve değerli bir ailesi var. Kendisi de iyi bir insandır. Orada bambaşka bir hale bürünüyor. Tek başına stat güvenlik amiri gibi herkese ayar vermeye çalışıyor. Bizim yöneticilerimiz orada sanal olarak alkışlıyor. Ben de alkışladım kendi takımımı. Her zaman yaptığım gibi en son oyuncum ve personelim içeriye girmeden çekilmedim oradan. Herkes içeriye girdi. Bizim arkadaşlar bana başkanım geçelim dedi. O ara Ali Bey de öyle demiş. Ben duymadım. Sinkaflı laflar ettiğini söylüyorlar. Ben duymadım. İyi ki de duymamışım. Ben Antepliyim. Bunu tehdit anlamında söylemiyorum. Karakterimi biliyorum. Tepki verirdim. Ciddi tepki verirdim. İnşallah kendisi bir açıklama yapar. Ben küfrettiğine inanmak istemiyorum. Bana değil, birtakım emniyet mensuplarına ve korumalara etmiş. Niye yapıyorsun sevgili Ali? Ne gerek var? Kabul et kardeşim. Sen stat güvenlik amiri değilsin. Bırak emniyet işini yapsın. Gerçek bu. Ben karşı takımı rencide etmem. Kimseyi ettirmem. Yanlış söylemeler olabilir. Ben bu söylemlerin hiçbirine katılmıyorum.” şeklinde konuştu.

Teknik Direktör Fatih Terim’in teknik konularda tam bağımsız ve yetkili olduğunu söyleyen Başkan, “Futbolcuların seçimi, transferi tümüyle sevgili hocamıza bağlıdır. Sevgili hocamız sadece Türkiye'nin değil, dünyanın sayılı teknik adamları arasındadır. Benim haddime değil. Tercih tamamen ona aittir; çünkü davul onun boynunda. Nihai olarak yöneticilerin ve en başta benim boynumda. Hocam ne yaptığını bilir. Hocamın bir taktik nedeni vardı. Hiç sormam. 3 yıldır aramızda böyle bir şey olmadı. Bunu niye oynattın, oynatmadın diye eleştiren bir yapımız asla yok.” dedi.

Teknik Direktörümüz Fatih Terim’in sözleşmesinin uzatılması konusunda gelen bir soruya yanıt veren Başkan Mustafa Cengiz, “Opsiyonu koyduran Fatih hocamızdır. 2+3. Hocam öyle düşünceli ki. Yarın biz hazirandan itibaren olmayabiliriz. Büyük ihtimal öyle görünüyor. İbra ile filan ilgisi yok. Aman bizi mali ve idari olarak ibra etmesinler(!). Beni ibra etmemek bizim yönetimin altında altın bir taştır. Ben insan olmayana, gözü kör olana, kulağı sağır olana, ağzı şer olana yanıt bile vermem. Bunu yapanlar belli. Birtakım kurul başkanları var. Galatasaray camiası bunu göremiyorsa görmeyenlere de yazıklar olsun. Bugün ne Fenerbahçe ne TFF hiç problem değil. Onları küçük gördüğüm için değil… Pir Sultan Abdal'ın dediği gibi, bizi üzen dostun gülleri. Dost görünenlerin gülleri. Hiçbiri dost değil. Kimlerin gol yediğimizde nasıl mutlu olduklarını. Şu Fenerbahçe galibiyetimizde bile üzüldüklerini çok iyi biliyorum. İsim isim vermeyeceğim. Bir gün gelecek açıklayacağım. Biz Haziran'da var mıyız? Yokuz. Hocam ben göreve geldiğim günün akşamı beni aradı. Başkanım ben ve bütün ekibim dilediğiniz an istifa etmeye hazırız dedi. Hayır dedim. Seni oraya getirme sebeplerinden biri benim. Yusuf Bey çok iyi biliyor nasıl olduğunu. Benim dedim hocam. Ben zaten seninle birlikte bu yolda yürüyecektim. Bunu bırakın dedim. Sözleşmeyi 2+3 yapalım; çünkü gelecek yönetim benimle çalışmak istemeyebilir dedi. Gelecek yönetim biz de olabiliriz başkası da. Bence asalet. Güzel bir davranış. Gelecek yönetim biz de olabiliriz başkası da. Biz olursak zaten devam. Hakikaten olabilir. Biz çekilebiliriz. Sürdürmek isteyen birileri olabilir. Hoca bu avansı verdi. Bence asil ve güzel bir davranış. Biz devam etmemiz zor görünüyor. Çünkü bizi ibra etmeyecekler. Her ay toplanan divanda edilen lafları bir dinleyin. Bizden kötüsü yok. Buna şaşıran kulüp başkanları da var. 20 kişi çıkıyor sizi eleştiriyor, bir tanesi ortaya konuşuyor diyorlar. Bizde 20 kişi çıkıyor, yönetime oy vermedim; ama her türlü desteğe vermeye hazırız diyorlar. Vallahi helal olsun. Bu da benim şansım diyorum. Benden ziyade, benim yönetici arkadaşlarım üzülüyor. Yedikleri içtikleri zehir oluyor. Ne şampiyonluklarda sevinebildik ne bu galibiyetlerde. Sevinemedik. İlla ki bir laf eden oluyor. Nasıl yalanlar ve kurgular ortaya atıyorlar. İnsan utanıyor. Başkası adına utanıyoruz” dedi.

Transfer harcama limitlerinin açıklanması konusunda gelen soruyu yanıtlayan Başkan, “Yalanla ve kıvırmayla yaşayamazsınız. Orada ben sordum. Açıklayın dedim. Benim 499 milyon TL limitim var ama harcayabileceğim rakam 9,8 milyon TL idi. Açıklayın dedim. TFF mahremiyet açısından açıklayamayız dedi. O zaman kulüplere döndüm, izin verin dedim. Hepsi beni seyretti. O zaman ben açıklıyorum dedim ve limitimiz olan 9,8 milyon TL'yi açıkladım. Bir kur düzenlemesi önerisi vermiştik. O olursa 24 milyon TL. Siz de açıklayın dedim. Yanımda Sayın Ali (Koç) Bey ve Sayın Çebi oturuyordu. Trabzonspor ben de artıdayım dedi. Miktarını söylemedi. Ben bunu beklerim. Neyi saklıyorsunuz? Zaten KAP'a açıklama yapmıyorsunuz. KAP'a yapılan açıklamaların da ben çok sağlıklı olduğuna inanmıyorum. Belki ben yanılıyorum. Bir futbolcuya yıllık 3 milyon Euro ile nasıl oluyor bilmiyorum. Bu çifte sözleşme lafı epeydir ortada geziyor. Burada TFF'yi de suçlamıyorum. Beyan esastır. Kâğıdı verdiğiniz anda TFF bir şey diyemez. Görmedim. Biz bunu duyumsuyoruz. Geçmişten şüphe duyduğum bazı şeyler de var. Beşiktaş ortaya konuşuyor. Açıkça söyle kimi kastediyorsun kardeşim! Beni kastediyorsan ben diyorum, görüyorum ve artırıyorum. Niye bu sezon sadece? Bütün bir sezon açıklansın ve görelim birtakım transferler nasıl olmuş. Öyle mangalda kül bırakmamak yok. Sadece kendin için değil, herkes için taş üstünde taş bırakmayacaksın. Sayın Ahmet Nur Çebi'ye Kulüpler Birliği'ndeki görevi için başarılar diliyorum. Açıkça seçimden önce ifade ettim. Bu görevi dört büyük kulübün başkanlarından birisi değil, Anadolu kulüplerinden bir başkan üstlenmeli. Çünkü Anadolu kulüpleri bizden çok daha dertli. Bizim derdimiz sayısal olarak büyük ancak onların derdi daha büyük. Ben bir başkan adayı önerdim. Olmadı. O geri çekildi. Burasını İngiltere ve İspanya'daki gibi profesyonel hale getirmemiz lazım. Yarın Çebi çok yorulacak. Sayın Sepil de çok yoruldu. Ona teşekkür ediyorum. Bunu bir profesyonele verelim. Bir profesyonel Kulüpler Birliği başkanı olsun. Bizim dediklerimizi dile getirsin. Bu yapılmıyor. Hala profesyonel, değerli bir arkadaşımızın orasını seçilerek yönetmesini dilerim. Yarın Sayın Çebi de iyi niyetle çalışacak ama çok zorlanacak, yorulacak” dedi.

İzin olmaksızın Ülker Stadyumu’na fazla taraftar alındığını vurgulayan Başkan, “Sayın bakan ile görüştük. Sayın Vali ile ve TFF başkanı ile beraberdik. Servet Bey ile de görüştük. Maç mı izledim, görüşme mi yaptım bilmiyorum. Sevgili spor bakanımızın bu konularda en ufak dahli yok. Bundan eminim. Benden öğrendi birçok şeyi. Bakan orada bulunduğunda küfür etmediler. Bakan Bey daha önce müdahale etti. Sizin niyetiniz bozuksa, niyetiniz kötüyse hiç kimse sizi engelleyemez. Kötü niyet her şeyi yaptırır. Dünyada en çok korunan kim? ABD başkanları. En çok suikaste uğrayıp yaşamını yitirenler de ABD başkanı. Çalışanlara izin verildi mi diye orada TFF Başkanı Sayın Nihat Özdemir'e sordum. Hayır dedi. Beyan esastır. İnanmak durumundayım. Benim hissettiğim, belli bir çalışana sözlü olarak birileri izin verdi. Yazılı izin yok. Yazılı izi olsa görüştüğüm TFF yöneticileri bunu bilirdi. Sözlü birileri demiş 150 kişi. Bu olmuş 1500-2000 kişi. Her taraf doluydu. Burada ben rakibimizi çok eleştirmek istemiyorum; ama gerçekleri bilelim. Bu kadar olmaz… Şifre 1907 diyerek herkesi oraya sokmak hoş olmadı. Ben bir camianın kulüp başkanıyım. Konuştuklarıma dikkat etmek durumundayım. Rakip camiayı rencide edecek hiçbir laf söylemem. Yöneticilerinin yaptığı kesinlikle hoş değildi. Hepsi değil elbette. İçlerinde çok değerli insanlar da var” dedi.

Limitler konusunda herhangi bir usulsüzlük durumunda hiçbir kulübü UEFA’ya şikâyet etmeyeceklerini gelen soruya cevaben ifade eden Başkan, “Ben UEFA'ya gitmem. Bu, Hakemler Heyeti Başkanını etkiledi. Adam eski Avrupa Adalet Divanı başkanı. Haklı. 142 milyon Euro aşmışsın. Daha önce ceza verilmemiş. Bunu sen 4 yıllık bir anlaşmayla 6 milyon Euro ceza verip erteliyorsun. Transfer yasağı da var. Oytun Özer ile biz bunu her gün yaşadık. Yazışmalarımızı toplasanız ciddi bir kitap olur. Biz bir tek kulübü şikâyet etmedik. Tam tersine hiçbir kulübe ceza verilmemesini istedik. Avrupa'nın De La Creme'si karşımızdaki insanlar. Aralarında Belçika Dışişleri Bakanı, başbakanlar ve büyükelçiler var. Onlar bizim savunmamıza, anlatımımıza baktılar. Sağ olsunlar bize fırsat verdiler. UEFA birbirine giriyorum anlatamıyorum. Hakkımızda iki çuval şikâyet vardı. Kalktı bir eski yöneticimiz bilanço ile oynadınız dedi. Nasıl oynamışız? Bana öğret ben de öğreneyim. Neyle oynamışız? Bunu da içimizden birileri dedi. Rakip takım taraftarları da bizi şikâyet ettiler. Biz etmedik, etmeyiz. Sadece Galatasaray kalkınırsa Türk futbolu ilerlemez. Bizimle birlikte tüm Türk futbolunun gelişmesi gerek. Sen rakibin kadar güçlüsün. Rakibin ne kadar haysiyetli ve onurluysa sen de o kadar haysiyetli ve onurlusun. Biz de rakiplerimizi öyle görüyoruz.” diyerek sözlerini noktaladı.