16 KASIM 2019 Cumartesi 01:32
Cengiz İzmitli
Cengiz İzmitli
Giriş Tarihi : 01-05-2019 11:24

Pimi çekilmiş bomba! Thomas Gravesen...

Bir Real Madrid antrenmanında Ronaldo’nun dişini kırmasından Wayne Rooney ile birbirlerine havai fişek doğrultmalarına, yetişkin filmlerinde oynayan biriyle çıkmasından Las Vegas’ta yüksek miktarda bahis kazanmasına kadar dopdolu bir hayat… Karşınızda Thomas Gravesen!

Kimine göre ‘kuduz’ bir köpek, kimine göre modern futbolda ‘başına buyruk’ top oynayan son isim…

Futbola başladığı Vejle’den Hamburg, Everton, Real Madrid ve Celtic’e kadar uzanan bu kariyer boyunca çoğu zaman takım arkadaşlarını, koçlarını ve menajerlerini yaptıklarıyla şaşkına çevirmeyi başarmış biriydi.

32 yaşında bir anda futbolu bırakmaya karar verdi ve ortadan kayboldu. Gün yüzüne çıktığında Las Vegas’taydı, Andre Agassi ve Nicolas Cage ile kapı komşusu olduğu anlaşıldı.

Amerika’da kendine 100 milyon Sterlin’lik bir servet yaptığı da söylendi, bir poker masasında 54 milyon Sterlin kaybettiği de…

‘Kuduz Köpek’ lakaplı Gravesen hakkında biz belki az şey biliyoruz ama memleketi Danimarka’da, gizemli kişiliği sebebiyle onu ‘tek boynuzlu at’ olarak nitelendirilenler çoğunlukta.

Thomas Gravesen ‘pimi çekilmiş bir bomba’ olarak tanımlanır ve çılgın futbol kariyeri kaleme alındı. İşte o kariyerden çarpıcı noktalar…

RONALDO’NUN DİŞİNİ KIRDI!

Everton’daki ve aynı zamanda Danimarka Milli Takımı’ndaki performansıyla Real Madrid’e transfer oldu. O zamanlar orta sahada oyunu domine eden, enerjisini sahaya yanssıtan nadir oyunculardandı.

Herkes Gravesen’in Madrid ekibine para için gittiğini, orada yatıp keyif yapacağını düşünüyordu ama hiç de öyle olmadı. O hala Vejle’deki hırçın çocuktu, aklında sadece oynamak vardı ve elindeki imkanları en iyi şekilde kullanıp oynamak istiyordu. Herkesin gözü önünde oynamak…

Antrenmanlarda da sahadaki gibiydi. Sert, taviz vermeyen… Kendini oradan oraya atıyordu, çalışmanın her saniyesinde maksimum efor sarfediyordu. Kendine özgü, zaman-yer tanımayan enerjisini de İspanya’ya getirmişti. Galacticos’un parçalarıyla arasında enteresan da bir bağ oluşmaya başlamıştı. Ağırlık salonunda çalışırken kimi görse, o ‘ayı gibi’ sarılmasını yapıyordu. Komikti de…

Takım arkadaşı Borja Fernandez o günleri, “Bizi çok güldürürdü. Kendine has bir yapısı vardı. Çok eğlenceli, çok samimi biriydi.” diye anlatır.

Antrenmanlarda geri adım atmamayı, karşısına Ronaldo gelince de sürdürüyordu. Birçok kişinin taptığı, ikon olarak gördüğü bu milyon dolarlık adamla (Ronaldo Nazario) oyun sahasında kora kor bir mücadele içinde olmaktan geri adım atmıyordu.

Bir keresinde güreşe tutuştular ve Gravesen, takımın üzerine titrediği bu adamı oradan oraya fırlattı. Kendini hırpalanmış bir şekilde yerde bulan Ronaldo’nun bir de dişi kırılmıştı. İspanya basını o anları elbette kare kare görüntüledi ve manşetlerine taşıdı. Başlık: ‘İnsan yiyen dev!’

Danimarka Milli Takımı’ndan arkadaşı Morten Wieghorst, “İspanya’da, onun gibi orta sahada işini bilen, tecrübeli isimler pek yoktu. Real Madrid çalışanlarının onun ‘ayak’ oyunlarına ihtiyacı vardı. Öyle bir karaktere pek alışık değillerdi ama itiraf etmeliyim ki biz de değildik.” diyerek Gravesen’in Madrid günlerini anlatır.

YETİŞKİN FİLMLERİNDE OYNAYAN SEVGİLİSİ VARDI!

Hamburg ya da Everton’da forma giyerken, özel hayatınız medyanın pek ilgisini çekmez. Arabanızla bir partiden ayrıldığınızda peşinizde magazin avcıları kesinlikle olmaz. Real Madrid’de ise durum tam tersidir. Saha dışındaki her hareketiniz hemen medyada yer bulur.

Real Madrid’e transfer olduğu andan itibaren Danimarka’da en önemli spor olayı Gravesen’di ve her hareketi medyada bolca yer buluyordu.

Danimarkalı futbol yazarı Johan Lyngholm-Bjerge, bu durumu; “Şu an bile, emekli olmuş olsa bile, eğer Gravesen ile ilgili bir durum olursa, hemen Danimarka gazetelerinde yer bulur. Buradaki insanlar onunla ilgili şeyleri okumaya bayılıyorlar. Daha önceki hayatında neler olduğu kimsenin umrunda değildi, Madrid’e transfer olduktan sonra yaşadığı ilişkiler hep ilgi çekti.” diye açıklar.

Beckham ve Ronaldo gibi profiller bu duruma alışkındır ama söz konusu Danimarkalı bir futbolcu olunca, işin nereye gideceğini tahmin etmek pek de kolay olmaz… Madrid’e devre arası transfer döneminde gelen Gravesen, ilk 6 ayında olabildiğince futbolla ilgilidir ama sezon sona erdiğinde neler olacağını o da tam kestirememiştir.

Kira Eggers’la olan birlikteliği mesela… Yetişkin filmlerinde boy gösteren Eggers, Playboy TV adına çalışmış ve müstehcen pozlar da vermişti. Gravesen ile birlikte olması medyada ciddi yankı uyandırdı. Zaten her adımı dikkatlice izlenen Danimarkalı’nın bu birlikteliği iyice fitili ateşledi.

Çocukluk aşkı Gitte Pedersen’den ayrıldıktan sonra ilk kez biriyle ‘açıkça’ ilişki yaşıyordu ve yaptığı bu tercih, Gitte tarafından da şaşkınlıkla karşılanmıştı.

“Thomas ve ben sessiz bir hayat yaşadık. Onu, Kira ile birlikte görünce çok şaşırdım. Thomas’ın bu ilişkiyi, Kira kadar ciddiye aldığını pek düşünmüyorum. Kıskanmadım, ikisine de mutluluklar dilerim. Onunla beraberken iyi zamanlar geçirmiştik, ikimiz de hayatımıza farklı şekilde yön verdik.”

15 yaşından beri birbirlerini tanıdıklarını söyleyen Gitte Pedersen, ‘sert çocuk’ Thomas Gravesen’in hiç bilmediğimiz bir yönünü de kitabın yazarıyla paylaşmış:

“Sert bir futbolcuydu ama benden numaramı istemeye çekiniyordu. Ben de onu biraz terlettikten sonra numaramı verdim ve o yaşlarda gençler ne yaparsa, onu yaptık. Gezdik, tozduk, eğlendik.”

ROONEY’YE HAVAİ FİŞEK FIRLATTI!

2003/04 sezonu Gravesen için keyifli değildi. Sihirli anları vardı ama sürdürülebilirliği yoktu. Orta sahada işi beraber kotardıkları Lee Carsley gözden düşünce tüm yük onun üstüne kalmıştı. Daha çok sahada kalmak için disiplinli oynaması gerektiğine işaret ediyordu. Elbette kendini frenlemekte oldukça zorluk çekiyordu ve bu durum sinirlerini de gittikçe geriyordu.

Takımın ‘cazibe merkezi’ olma sıfatını da Wayne Rooney’ye kaptırmıştı. O sezon Rooney, takımdaki diğer isimlere kıyasla en fazla forma şansı bulan isimdi. Artık çömez değildi ve takım üzerine inşa edilmeye başlamış, planlar onun üzerinden yürütülmeye çalışılıyordu.

Gravesen’den Rooney’ye geçen bu rolün etkileri görünürde pek negatif değil gibiydi ama işin aslının bambaşka olduğu, standart antrenmanlardan sonra daha net anlaşılıyordu.

O zaman takımın başında olan David Moyes, çarpıcı bir itirafta bulundu:

“50-55 metrelik bir spor salonundaydık. Şu anki değil. Eski salon. Thomas ve Wayne, birbirlerine havai fişekler fırlatıyordu. Koca koca roketleri birbirlerine doğrultup, hiç çekinmeden ateşliyorlardı.”

“Tommy iyi niyetli bir oyuncuydu. Çok büyük bir futbolcuydu, sizi pek takmazdı ama biz onu öyle kabul ettik ve kötü niyetli olmadığını biliyorduk. Kafasına bir şeyi taktığında sizi pek duymak istemezdi, bildiğini okurdu. Antrenmanlarda çılgındı, müthiş çalışırdı. İyi kalpliydi ama akli dengesi…”

ARABA TAMİRCİSİNDE ÇALIŞTI!

Gelecek vadeden bir oyuncu olduğu anlaşıldığında, ne kadar da eşine az rastlanan bir karaktere sahip olduğu da ortaya çıkmıştı. Maç sonlarında, skor garantilenmişken giren bir genç oyuncudan takımın omurgasındaki en önemli parça olana kadar zorlu yollardan geçti.

Daha yeni yeni kendini kanıtlamaya başladığı yıllarda, verdiği bir röportajda, araba tamircisinde çalıştığını itiraf etmişti. Sebep olarak da, “Kendimi boş bırakmak istemiyordum, sürekli bir şeylerle uğraşmak zorundaydım.” açıklamasını yapmıştı.

“Her sabah alarmın erken saatte çalmasına ihtiyacım vardı. Sabah saatlerinde yapacak bir şeyim olmadığında geceleri çok geç yatıyordum, sabaha kadar takıldığım için de gecemle gündüzüm birbirine karışıyordu. 3-4 aylık bir periyot bu şekilde geçti ve o periyotta sahada da iyi olmadığımı, kondisyonumun maçı çıkaramadığını fark ettim. Düzenli bir yaşamımın olmadığı o günlerde her şeyin kötüye gittiğini anladım.”

Vejle takımının mentoru Ole Fritsen, odaklanma sorunu olan Gravesen’e destek oldu ve Avrupa Futbolu’nun en önemli genç oyuncularından biri haline getirdi.

İngiltere’ye ya da İspanya’ya gittiğinizde, arkanızda böyle hikayeler olduğunuz bilinirse, bir anda ülkenin gündemine oturursunuz, Gravesen için de bu, böyle oldu ve araba tamircisinde çalıştığı anıları bir süre gündemi meşgul etti.

ORTADAN KAYBOLDU, AGASSI VE CAGE’İN YANINDA ÇIKTI!

Futbolu bırakmaya karar verdikten sonra Gravesen’den yaklaşık 4 sene haber alınamadı. Kimseye bir mesaj bile atmadı, gazetelerde ismi geçmedi, adeta yer yarılmıştı da yerin içine girmişti! Hayalet gibiydi…

2013 yılında izine ulaşıldığında Las Vegas’ta, gayet lüks bir konutta ikamet ettiği anlaşıldı. Kapı komşularından biri Nicolas Cage, diğerleri ise Andre Agassi ile Steffi Graf çiftiydi.

Günah Şehri’nin kenar mahallerinden birinde, Spring Dağları’nın eteğine yakın bir yerlerde konuşlanmıştı. Mali değeri en az 5.5 milyon doları bulan evlerden birinde kalıyordu. Altında, hız tutkunlarının o zamanlarda vazgeçilmezi olan bir adet Mercedes SLR McLaren vardı.

Uzunca bir süre ortalarda gözükmeyip, böyle bir serveti nasıl elde etmiş olabileceği soru işaretiydi ama sebebi de kısa süre sonra belli oldu.

Gazetelere yine manşet olmuştu! 80-100 milyon sterlin civarı bir servet elde ettiği, bunu da poker oynayarak sağladığı iddiaları iyiden iyiye yayılmaya başlamıştı. Kimse de kesin olarak bir şey söyleyemiyordu ama internetteki poker forumlarından birinde Gravesen’in ismi geçiyordu.

TarantulaGargantu adlı kullanıcı, “Size toplamda 80 milyon sterlin kazandığını temin edebilirim ama bunu kolay bir şekilde yapmadı. Bir gece, birine karşı 54 milyon sterlin kaybettiği de oldu fakat yılmadı.” diye belirtti.

1995 yılında Vejle’de başlayan futbol kariyeri, Real Madrid’de zirve yapmış olsa da sadece Celtic’te kupa sevinci yaşayabildi.

Celtic’teki sözleşmesi sona erdiğinde yeni macerası merakla beklenirken, Las Vegas’ta ortaya çıktığı Çek güzel Kamila Persse ile şu an, hala beraber olduğu söyleniyor.

 

 

 

 

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  •   Takım P O
  • 1 Sivasspor 21 11
  • 2 Fenerbahçe 20 11
  • 3 Trabzonspor 19 11
  • 4 Alanyaspor 19 11
  • 5 İstanbul Başakşehir 19 11
  • 6 Galatasaray 19 11
  • 7 Yeni Malatyaspor 18 11
  • 8 Beşiktaş 18 11
  • 9 Gaziantep FK 15 11
  • 10 Çaykur Rizespor 14 11
  • 11 Göztepe 13 11
  • 12 Konyaspor 13 11
  • 13 Kasımpaşa 12 11
  • 14 Denizlispor 11 11
  • 15 Antalyaspor 11 11
  • 16 Gençlerbirliği 10 11
  • 17 MKE Ankaragücü 9 11
  • 18 Kayserispor 7 11
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
Sporun Manşetleri (10 Ekim 2016 Pazartesi)
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA